Kültür Portalı’ndan edinilen bilgilere göre, Yozgat’ta kullanılan atasözlerinin büyük bir kısmı yerelden çok ulusal bir kimlik taşıyor. Bu sözler, sadece kendi yörelerine özgü olmamakla birlikte, Türkiye’nin diğer bölgelerindeki atasözleriyle de benzerlik gösteriyor.

Yozgat’ta kullanılan deyimler de atasözleri gibi genellikle milli bir özellik taşıyor. Bu sözler, günlük yaşamda karşılaşılan durumları ifade etmek için eğlenceli ve öğretici bir dil kullanıyor.

Yozgat'ın Sözleri (2)

Kültür Portalı’nda Yozgat’ın atasözleri ve deyimleri için şu açıklama yapılıyor: “Yozgat yöresinde söylenen atasözlerinin pek çoğu yöreden çok millilik özelliği göstermektedir. Bu atasözlerinin gerek yapı gerekse konu bakımından öteki atasözlerinden ayrı düşünülmesi olanaksızdır. Her türlü özellikleri diğer atasözlerimizle örtüşmektedir. Yozgat’ta kullanılan deyimler ise atasözünde olduğu gibi genellikle milli bir özellik taşımaktadır.”

Yozgat'taki atasözleri ve deyimlerin çoğunun halk arasında nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaştığı belirtiliyor.

Yozgat kullanılan atasözleri ve deyimlerden bazıları şu şekilde:

“Abdalın eşeği kaçmış da keşkem de keşkem demiş.”

“At yedi günde it yediği günde belli eder.”

“Babamın evi uzak olsa övünmesi kolay olsa.”

“Bağı gör, üzüm olsun, üzüm yemeye yüzün olsun.”

“Boşboğazın sigarası yanmaz.”

“Davar, kömünü itsiz, sahibini etsiz bırakmaz.”

“Dek duranın devesi ölmez.”

“Devenin dişi, avradın yaşı sorulmaz.”

“Düğün evini bilmiyor, dımbırtıla göbek atıyor.”

“EI sana daşınan (taş ile) sen ona aşınan var.”

“Elinin battığı yenir.”

“Eşeğin canı yanarsa atı geçer.”

Yozgat'ın Sözleri (1)

“Her gördüğün zengini baba; her gördüğün sakallıyı dede sanma.”

Geçmişiyle ilgi uyandırıyor... Yozgat'ın önemli incilerinden! Geçmişiyle ilgi uyandırıyor... Yozgat'ın önemli incilerinden!

“İki taşar bir coşar, güzelin aşı tez pişer.”

“İstanbul’dan gelen eşek kırk gün at gibi gezer.”

“İtin aklı eksiği baklavadan pay umar.”

“Kara kazanın yanına varma, karası bulaşır.”

“Kepeğe katsan it yemez, arpaya koysan at yemez.”

“Kurt koyunun pahalı olduğunu bilmez.”

“Öfke gelir göz kızarır, öfke gider yüz kızarır.”

“Sıpalı eşek yığın dağıtır.”

“Yal yiyen it, yüzünden belli olur.”

“Züğürt olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak iyidir.”

“Açma kutuyu, söyletme kötüyü.”

“Aklımda duruncaya kadar karnımda dursun.”

“Baskısız yoncayı el alır.”

“Bir beziden iki ekmek çıkmaz.”

“Bir köyü eşeğe bindirir, üstüne de kendisi biner.”

“Çağrılmadık yere çörekçi ile börekçi gider.”

“Çayın hakkı üç, ev sahibi gülüyor içtikçe iç.”

“Dana papuç yiyor bunda bir iş var.”

“Danışa danışa danayı kurda yedirdi.”

“Değirmene vardım derdim yanmaya, değirmen başladı fır fır dönmeye.”

“El ayranı ciğer soğutmaz.”

“El içinde vasiyet ettik ölmezsek olmaz.”

“Eşek tavlanmakla yola gelmez.”

“Evlek evlek sattık, böyle böyle battık.”

“Galbur suya gitti gör ki ne getire.”

“Islık eşeğin yaylasıdır.”

“İnek almıyor, dana emmiyor.”

“Leylek benim neden kuşum, yazın gelir güzün gider.”

“Melesem etim yenir.”

“Suyu çekilmiş değirmene dönmek.”

“Tahsil cehli getirir, insanlık öğretmez.”

“Veresi deyince alasım geldi, alacaklı gelince kaçasım geldi.”

Muhabir: Hakan Demirbaş