Meclis’te görüşülen kanun teklifi kapsamında söz alan Sedef, ticarette tağşişin (hileli üretim ve kalitesiz mal satışı) yalnızca tüketici haklarını ihlal eden bir durum olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin ihracat performansını ve uluslararası ticaretteki güvenilirliğini olumsuz etkilediğini vurguladı.

Sedef, tağşişin uzun vadede marka değerlerine zarar verdiğini ve ülke ekonomisine geri dönüşü zor olabilecek kayıplar yaşattığını belirterek, şu çağrıyı yaptı: “Tağşiş, kısa vadede kâr sağlıyor gibi görünse de, uzun vadede marka değerlerimizi zedelemekte, ihracatımızın rekabet gücünü azaltmakta ve ülke ekonomisine geri dönüşü olmayan ciddi zararlar vermektedir. Bu bahsettiğimiz hususlar iç piyasamız içinde geçerlidir. Türkiye, coğrafi konumu, genç ve dinamik nüfusu, üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli ile dünya ticaretinde önemli bir aktördür. Ancak, bu konumumuzu korumak ve daha da ileriye taşımak için, ihracat kalitemizi ve güvenilirliğimizi her zaman en üst seviyede tutmalıyız. Bunun için de, tağşişin önlenmesi ve ihracat süreçlerinin etkin bir şekilde denetlenmesi büyük önem taşımaktadır. Denetim mekanizmaları güçlendirilmeli, cezai yaptırımlar artırılmalı, farkındalık ve eğitim çalışmaları yaygınlaştırılmalı, teknolojik altyapı geliştirilmelidir."

Sedef’ten Önemli Çağrı

“BURSLARIN ARTIRILMASI LAZIM”

MHP’li Sedef, TÜBİTAK’ın bilimsel ve teknolojik araştırmalara sağladığı desteklerin önemine değinerek, Ar-Ge projelerinin teşvik edilmesi ve genç araştırmacılara verilen bursların artırılması gerektiğini ifade etti. TÜBİTAK’ın yalnızca bilim insanlarını desteklemekle kalmadığını, aynı zamanda girişimcilerin yenilikçi projelerine finansal destek sağladığını hatırlattı.

Özellikle Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı ve Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı gibi projelerin önemine dikkat çeken Sedef, son beş yılda TÜBİTAK’ın desteğiyle 500’den fazla yeni teknoloji şirketi kurulduğunu ve 2023 yılında bilim olimpiyatlarına 15 bine yakın öğrencinin katıldığını, Türkiye’nin 192 madalya kazandığını belirtti.

Sedef, “TÜBİTAK diğer kurumlarımızda da olduğu gibi Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin işleri kolaylaştırmasıyla tabiri caizse harıl harıl çalışmaktadır. TÜBİTAK’ın daha etkin bir şekilde çalışabilmesi için, bütçesinin artırılması, insan kaynağının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin genişletilmesi de gerekmektedir. Görüşmekte olduğumuz teklife destek olarak siz değerli milletvekillerimiz de TÜBİTAK'ın çalışmalarını desteklemeli, bilimsel araştırmaların önündeki engelleri hep birlikte kaldırmalıyız” dedi.

Sedef’ten Önemli Çağrı 1

Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül’den boykot çağrılarına tepki Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül’den boykot çağrılarına tepki

“BİR SEÇENEK DEĞİL ZORUNLULUK”

Sedef, KOSGEB’in KOBİ’lere sunduğu desteklerin genişletilmesi gerektiğini belirterek, dijitalleşmenin artık bir seçenek değil, zorunluluk haline geldiğini ifade etti. İşletmelerin e-ticaret, veri analizi ve mobil uygulamalar gibi dijital alanlara yatırım yapmasının rekabet gücünü artıracağını söyledi.

KOSGEB’in dijitalleşme süreçlerinde veri temini ve paylaşımına ilişkin yasal düzenlemeler getirdiğini belirten Sedef, veri yönetiminin şeffaf olması gerektiğini vurguladı: " Teklifin önemli maddelerinden biride KOSGEB’in görev alanına giren konular kapsamı ile KOBİ’lerin desteklenmesi ve geliştirilmesi amacıyla yapacağı çalışmalarla sınırlı olmak üzere, ilgili mevzuat çerçevesinde veri temini ve paylaşımına ilişkin yasal dayanağın oluşturulmasıdır. Giderek dijitalleşen bir dünyada ticari işletmelerin dijitalleşmesi, artık yalnızca bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir. Özellikle ticari işletmeler için dijital dönüşüm, rekabet gücünü artırmanın, verimliliği yükseltmenin ve yeni pazarlara ulaşmanın en etkili yollarından biri haline gelmiştir. E-ticaret platformları, mobil uygulamalar ve sosyal medya gibi dijital kanallar, işletmelerin müşterilerine daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmasını sağlamaktadır. Müşteri verilerinin analiz edilmesi, işletmelerin müşteri ihtiyaçlarını daha iyi anlamasına ve buna uygun stratejiler geliştirmesine olanak tanımaktadır. Böylelikle ticari işletmelerimizin dönüşümüyle birlikte önemli bir veri kaynağı da ortaya çıkmaktadır. Veri, çağımızın en değerli kaynaklarından biridir. Ancak, bu kaynağı doğru yönetmek hem bireysel hakları korumak hem de toplumsal faydayı artırmak için büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu sorumluluğu hep birlikte üstlenerek, ülkemizi dijital çağın gerekliliklerine uygun bir şekilde geleceğe taşıyabiliriz. Bugün, giderek dijitalleşen dünyamızda büyük bir öneme sahip olan veri temini, paylaşımı ve yapay zekâ konusu artık yalnızca bir teknoloji meselesi değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve siyasi hayatımızın temel taşlarından biridir. Doğru kullanıldıklarında inovasyonun, kalkınmanın ve toplumsal refahın itici güçleri olacaklardır.  Bu bağlamda KOSGEB vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, hizmetleri optimize etmek ve politika üretmek için çeşitli verilere ihtiyaç duymaktadır. Veri toplama süreçleri illaki şeffaf olacaktır. Vatandaşlarımızın hangi verilerinin toplandığı, nasıl kullanıldığı ve kimlerle paylaşıldığı konusunda kurum toplumuzu bilgilendirecek ve bu konuna ilgili mevzuat gereğince gerekli tedbirleri alacaktır."

"KOBİ DESTEKLERİ ARTIRILMALI"

MHP’li Sedef, KOSGEB desteklerinin artırılmasının KOBİ’ler için büyük önem taşıdığını belirterek şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "Küçük ve orta ölçekli işletmeler, ekonomimizin bel kemiğidir. Desteklerin kapsamının genişletilmesi, hibe oranlarının artırılması ve teknoloji odaklı projelere öncelik verilmesi KOBİ’lerin küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayacaktır."

Sedef, konuşmasını Milliyetçi Hareket Partisi olarak kanun teklifine destek verdiklerini belirterek noktaladı.

Kaynak: Haber Merkezi