Türk Sanat Müziği’nin önemli isimlerinden biri olan Nurdan Torun, güçlü sesi ve yorumuyla sanat dünyasında kendine sağlam bir yer edindi. 1955 yılında Kütahya’da dünyaya gelen sanatçı, küçük yaşlardan itibaren zorluklarla dolu bir hayat sürdü. Ancak müzik tutkusuyla adını sanat camiasına yazdırmayı başardı.
14 YAŞINDA ANKARA'YA UZANAN BİR HAYAT
Henüz 14 yaşındayken Salih Enver Torun ile evlenerek Ankara’ya yerleşen Nurdan Torun, gündüz Verem Savaş Genel Müdürlüğü’nde özel kalemde çalışırken, akşamları ticaret lisesine giderek eğitimini sürdürdü. Müziğe olan ilgisi onu Ankara Radyosu’na taşıdı ve buradaki kariyeri şöhret basamaklarını hızla çıkmasına olanak sağladı.
MAKSİM GAZİNOSU’NDA PARLAYAN YILDIZ
1985 yılından itibaren profesyonel olarak Türk Sanat Müziği icra etmeye başlayan Torun, 1987 yılında ünlü organizatör Fahrettin Aslan tarafından keşfedildi. Maksim Gazinosu’nda sahne alarak büyük beğeni toplayan sanatçı, buradan sonra müzik kariyerini daha da ileriye taşıdı.
ÜÇ ALBÜM VE UNUTULMAZ ŞARKILAR
İlk albümünü 1998 yılında çıkartan sanatçı, 2002 ve 2011 yıllarında iki albüm daha yayınladı. "Her Hayat Bir Keşif" (2011), "Aşk Hırsızı" (2002) ve "İlk Albüm" (1998) adlı çalışmalarıyla sanat müziği severlerin beğenisini kazandı.
Torun’un seslendirdiği "Alanlardan Olmadık", "Allah’ım Duy Sesimi", "Aşkımız Hiç Bitmeyecek", "Bir Kızıl Goncaya Benzer" ve "Kütahya’nın Pınarları" gibi eserler geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.
ACI KAYBI VE SANATA DEVAM
Özel hayatında da zorluklar yaşayan Nurdan Torun, 2003 yılında eşinin intiharıyla büyük bir acı yaşadı. İki oğlu olan sanatçı, tüm yaşananlara rağmen müzikle olan bağını koparmadı ve sanat hayatını sürdürdü.
Nurdan Torun, Türk Sanat Müziği’ne olan katkıları ve kadife sesiyle dinleyicilerin hafızalarında yer edinmeye devam ediyor.