Yozgat’ta Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat Gençlik Kolları öncülüğünde yürüyüş düzenlendi.
Lise Caddesi Tarım İl Müdürlüğü Kavşağı'ndan başlayan yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi.
Saat 21.15’te düzenlenen yürüyüşte, adalet, özgürlük ve demokrasi vurgusu yapıldı.
CHP Yozgat Gençlik Kolları öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte, adalet, özgürlük ve demokrasi vurgusu yapıldı. Partililer ve vatandaşlar, Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelerek hak, hukuk ve adalet taleplerini dile getirdi.
Yozgat’ta Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gençlik Kolları öncülüğünde düzenlenen büyük yürüyüş, saat 21.15’te Lise Caddesi Tarım İl Müdürlüğü Kavşağı'ndan başladı. Yürüyüşe, CHP Yozgat teşkilatının yanı sıra çok sayıda partili ve vatandaş katıldı. Kalabalık grup, sloganlar eşliğinde Yozgat Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek burada bir basın açıklaması yaptı.
İl Kadın Kolları Başkanı Sevkan Gürkan yaptığı açıklamada, “Burada toplanan her bir yürek, karanlığa karşı direnen bir umut, susturulmak istenen halk iradesinin gür sesidir. Bugün burada sadece bir yürüyüş yapmıyoruz. Bugün burada, adaletsizliğe karşı isyanımızı, baskıya karşı kararlılığımızı, özgürlüğümüze duyduğumuz derin bağlılığı haykırıyoruz! Biz kadınlar, biz gençler, bu toprakların vicdanı ve yarınıyız. Ve bizler diyoruz ki: ‘Susmayacağız! Korkmayacağız! Teslim olmayacağız!’ Hak aramanın suç sayıldığı, düşüncenin kelepçelendiği, yargının siyasallaştığı bu düzene karşı, en güçlü cevabı sokaklarda bir araya gelerek veriyoruz. Çünkü biliyoruz ki; hak aramak suç değildir, haktır! Ekrem İmamoğlu’nun yaşadığı haksızlık, sadece bir şahsa değil, hepimize yöneltilmiş bir tehdittir. Onun gözaltına alınması, bu ülkenin iradesine pranga vurma girişimidir. Ama bu halk, geçmişte bu topraklarda ne darbeleri, ne baskıları atlattı. Bugün de dimdik ayakta durmasını bilecektir! Gençlik burada! Yarınların sahibi, suskun değil, cesur bir gençlik burada! Kadınlar burada! Baskıya karşı boyun eğmeyen, eşitliğin, özgürlüğün, hakkın ve hukukun savunucusu kadınlar burada! Cumhuriyet burada! Adaletiyle, eşitliğiyle, bağımsızlığıyla, laikliğiyle, özgür iradesiyle Cumhuriyet burada! Ve biz, bu meydanda bir kez daha and içiyoruz: Bu ülkenin geleceğini karanlık oyunlara teslim etmeyeceğiz. Gençlerin hayallerini, kadınların haklarını, halkın iradesini çiğnetmeyeceğiz. Hak, hukuk, adalet diyenlerin sesini bastıramayacaksınız. Özgürlük talebini yargı kararıyla susturamayacaksınız” ifadelerini kullandı.
İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Selçuk ise “Ülkemizde senelerdir süre gelen ve en son yaşanan olaylarla artık yeter dedirten bu hukuksuz düzene karşı sessiz kalmayarak yürüyüşümüze verdiğiniz desteğe sonsuz teşekkür ediyorum. Yozgat’ta, Türkiye’de, meydanlarda bu adaletsiz düzene karşı bir tarih yazılıyor, bu tarihi gençler yazıyor, kadınlar yazıyor ve aziz milletimiz, emanetlerine, iradelerine sahip çıkıyor. Türlü yaftalarla ve ithamlarla karşı karşıya getirilmeye çalışılan biz gençleri tanımayanlara bu meydandan tanıtmak istiyorum. Bizler, Sivas Kongresinde Mustafa Kemal Paşa’ya ‘Amerikan mandasını kesinlikle reddederiz, eğer siz de bu düşüncedeyseniz size de karşıyız’ diyen Tıbbiyeli Hikmetleriz. Bizler, Maraş’ta bağımsızlık ateşini yakan Sütçü İmamlarız. Bizler, işgale karşı ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’leriz. Bu meydandaki gençlerin her biri 6. Filoyu bu topraklardan defeden 68 kuşağıdır. Bizler, bugün aklanmaya, dışarı çıkarılmaya çalışılan İmralı’daki bebek katiline karşı, şehit edilen Aybüke öğretmenleriz! Bizler, sınavlarda soruları çalınan, mülakatlarda liyakatsizlere karşı hakları gasp edilen, yanlış ekonomi politikalarıyla borçlandırılan, geleceği elinden alınan Türk gençleriyiz. Bizler terörist değil öğrenciyiz, diktacı değil demokratız, zulme karşı direnenleriz, alnımız ak başımız dik, Hepimiz birer Ekrem İmamoğlu’yuz! Bir Ekrem İmamoğlu Silivri’deyse bugün milyonlarca Ekrem meydanlarda, burada hakkın, hukukun yanında adaletsizliğin karşısındadır.
Değerli arkadaşlarım, bir memlekette bir idareyi yönetenlerin ne zaman geleceğine halk karar veriyorsa, olduğu yerde sen devam et diye halk söylüyorsa ne zaman gideceğini de halk tayin ediyorsa orada demokrasi var demektir. Bütün bunların tam aksine halkın vereceği tüm kararları halkı hiçe sayarak bir kişi veriyorsa ve bundan dolayı asıl karar mercii olan halkı bir uçuruma sürüklüyor ve halkın seçtiklerini hiçe sayıyorsa orada demokrasi treninden inilmiş demektir. Çok değil bundan 15 sene önce Ergenekon, balyozla bu memleketin yetiştirdiği nice değerli insanların onurlarının ayaklar altına alınmasına, onlara kurulan kumpaslara nasıl karşı çıktıysak, bugün de sahte ama tanıdık tanıkların yalan dolan ifadeleriyle mahkûm edilen tüm seçilmiş belediye başkanlarımıza karşı kurulan kumpasın da milletçe karşısındayız” dedi.